İNDER Kentsel Dönüşüm Çözümleri Konferansı’nı gerçekleştirdi

İNDER’in İTÜ Mimarlık Fakültesi ile beraber gerçekleştirdiği Çözümleri Konferansı’nda , akademisyen ve mahalli yönetim temsilcileri data birikimlerini paylaşarak sektördeki son gelişimleri değerlendirdi. İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, için dönemin hızla daraldığını belirterek “Deprem 70 yıl daha beklemez. Artık vaktimiz kalmadı, telaş etmeden ancak daha hızlı olalım” uyarısında bulunmuş oldu. İTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Gül ise kentsel dönüşümün Türkiye’nin en mühim gündem maddelerinden biri bulunduğunu söylemiş oldu. Gül, “Mal sahiplerinin kazanç kapısı, müteahhitlerin uçsuz bucaksız bir iş alanı, yerel yönetimlerin ise her derde çare olacak sihirli bir formül olarak gördüğü kentsel dönüşümde kat edilecek daha çok yolumuz var” dedi

 

2017’yi ‘ Yılı’ duyuru eden İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER), 50. Yıldönümü kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Fakültesi ile beraber Çözümleri Konferansı’nı gerçekleştirmiş oldu. Konferansta , akademisyen ve mahalli yönetim temsilcileri data birikimlerini paylaşarak sektördeki son gelişimleri değerlendirdi.

İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, devlet yöneticileri ve akademisyenlerden yükselen ve giderek artan zelzele ikazlarına dikkat çekerek “Deprem 70 yıl daha beklemez. Artık vaktimiz kalmadı, telaş etmeden ancak daha hızlı olalım” dedi. İnşaat sektörünün mevzusunda oldukça sayıda toplantı ve konuşma düzenlediğini ifade eden Nazmi Durbakayım, “Konunun uzmanı hocalarımız her gün deprem gerçeklerini hatırlatıyorlar. Sayın Reisicumhurumuz sık sık ’ün altını öncelikli olarak çiziyor. Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanımız her konuşmasında kentsel dönüşüme öncelik veriyor. STK’lar kentsel dönüşümde yaşanan sorunları daima birinci planda ele alıyor” dedi. Durbakayım, tüm bu uyarılara karşın kentsel dönüşümde istenilen noktaya gelinip gelinmediğinin sorgulanması icap ettiğini altını çizdi.

Kentsel dönüşüm çalışmalarıyla bugüne dek 5 yılda yalnız 550 bin konutun doğrusu yılda 110 bin konutu dönüştürebildiğini hatırlatan Durbakayım, “Hali hazırda yaklaşık 7,5 milyon daha riskli konutun yenilenmesi söz konusu olduğunu var sayarsak, bu hızla bütün riskli yapıların dönüşümü için 60-70 yıla ihtiyaç var. Peki, beklenen deprem bizi bekleyecek mi?” diye konuştu.

 

Fatura kime kesilecek?

Geçmişte yaşananlardan ders alınması icap ettiğini dile getiren Durbakayım, bu hataların tekrarlanmaması için daha katı yaptırımların olması gerektiğine dikkat çekti. Bakanlıkça, STK’ların da görüşleri alınarak müteahhitlik kriterlerinin belirlenmesi ve bu kriterler çerçevesinde müteahhitlerin derecelendirilmesi icap ettiğinin altını çizen Durbakayım, “Bu suretle niteliklerine göre sınıflandırılmış bir müteahhit portföyümüz oluşur. Bu derecelendirme, her işin o iş için gerekli donanımlara sahip firmalar tarafından yapılmasına olanak sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

Türkiye’de konut gereksinim duyan orta ve daha azca gelirli kesim toplam talebin yüzde 85’ini oluşturduğuna dikkat çeken Nazmi Durbakayım, bu ihtiyacın karşılanabilmesi için metrekare birim fiyatlarının 3 ile 5 bin lira içinde olan konutların üretilmesi icap ettiğini altını çizdi. Bu segmentte konut üretebilmek için metrekareye isabet eden arsa bedelinin ise 750 -1500 TL içinde olması icap ettiğini söyleyen Durbakayım, “Mevcut arsa stoku ile ihtiyacın karşılanması mümkün değil. Bu ancak devlet tarafından yeni pilot şehir planlarının yapılmasıyla mümkün olabilir” açıklamasında bulunmuş oldu.

 

‘Başarılı çözümler üretemedik’

İTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Gül, kentsel dönüşümün Türkiye’nin en mühim gündem maddelerinden biri bulunduğunu belirterek “Şehircilik Şurası’nın temel konularından biri de kentsel dönüşümdü. İyi değerlendirilebilirse şehirlerimizin birçok problemine katkı sağlayabilecek olan kentsel dönüşüm alanında şu anda çok da başarılı çözümler ürettiğimizi maalesef söyleyemeyiz. Mal sahiplerinin kazanç kapısı, müteahhitlerin uçsuz bucaksız bir iş alanı, yerel yönetimlerin ise her derde çare olacak sihirli bir formül olarak gördüğü kentsel dönüşümde kat edilecek daha çok yolumuz var” dedi.

 

Her işin başı planlama

ve Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gürsel Öngören, son iyi bir kentsel dönüşümle 10 yıl içinde yaşam kalitesinin artacağını belirterek kentsel dönüşümün olması ihtiyaç duyulan ilkelerini; planlama, finansman, estetiği oluşturan, akıllı şehirler yaratan, haklın katılımını elde eden, yerinde dönüştüren, bununla beraber toplumsal dönüşümün neticelerini takip edecek toplumsal tesir analizleri olarak sıraladı.

“Her şeyin başı imar planlamasıdır” diyen Öngören, bayındır planlaması kurgulanmandan kentsel dönüşüm yapmanın ilerde yeni problemler yaratacağını altını çizdi. Kentsel dönüşümde kaynakların verimli kullanılması gerektiğine dikkat çeken Öngören, “Neticede elimizde bir atımlık barutumuz var. Bu barutun da hepsi elimizde değil. 7 milyon konutun dönüşüm maliyeti yaklaşım 500 milyar dolar… Bu kaynakla 20-30 yıllık binaları değil 100 yıllık, 200 yıllık yapıları ve yeni şehirleri oluşturmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. Ada bazlı dönüşüme bilhassa ehemmiyet verilmesi gerektiğine işaret eden Öngören, bina bazlı dönüşümün sürdürülebilir olmadığını, bunun katları arttırmak ve yaşam standardını düşürmek anlamına geldiğini altını çizdi.

Prof. Dr. Mehmet Ocakçı İTÜ’nün öğretim üyelerinden oluşan proje ekibinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile beraber bazı örneklem alanlar üstünde değerlendirmeler yaparak çıkarımda bulunduklarını deklare etti

 

Eskikent projesi onay bekliyor

İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy, İTÜ ile Eskikent Belediyesi’nin Ortak Hizmet Protokolü çerçevesinde gerçekleştirilecek olan Eskikent Riskli Alan Projesi’nin uygulamaya yönelik model bilgisini paylaştı. Projenin Köprübaşı mevkinde56 hektarlık bir alanda gerçekleştirileceğini söyleyen Gülersoy, projenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan onay beklediğini deklare etti.

İstanbul Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Hüseyin Kaptan, dönüşümde mutlak suretle kullanılması ihtiyaç duyulan temel faktörün hizmet sektörü bulunduğunu söylemiş oldu. Büyük kentlerin hizmet master planlarının yapması icap ettiğini kaydeden Hüseyin Kaptan, 2030 senesinde İstanbul’da hizmet alanının yüzde 75’e çıkacağını, endüstri alanın ise yüzde 25’e düşeceğini altını çizdi.

 

‘Kat karşılığı kanunda yok’

Levent bölgesinde yaşanmış olan sorunları değerlendiren Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz da Türkiye’de her kurumun değişik bir hukuk sistemi içinde çalıştığını, belli yetkileri bulunduğunu ve yetkileri çerçevesinde plan ve uygulama yaptığını söylemiş oldu. Bu şekilde zor durumlarda çözüm bulmakta zorlanıldığını kaydeden Kiraz, “Gayrimenkule ilişkin yönetim sorunu burada karşımıza çıkıyor. Bu konuda aslında üst yapılanmaya ihtiyacımız var. Belki çözüm önerilerimizden biri bu olabilir” dedi. Kat karşılığı mevzusunun oldukça büyük bir problem olduğuna dikkat çeken Kiraz, Arsa Payı Karşılığı Kat Yapımı İnşaat Sözleşmesi’nin kanunda yeri olmadığı için problemler yaşandığını altını çizdi. Kiraz, inşaatlarımızın yüzde 70-75’ini bu modele bakılırsa yapıldığını hatırlattı.

 

Müteahhitler bitkin

Nuhoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nuhoğlu ise kentsel dönüşümün dönüşüme yönelik dokuza yakın yasal düzenleme yapılmasına karşılık, bazı sıkıntıların hala devam ettiğini söylemiş oldu. 500 milyar dolarlık bir yatırım için yola çıkılırken bunun planlamasının iyi yapılması gerektiğine dikkat çeken Nuhoğlu, “Teorik olarak baktığımız zaman kentsel dönüşümde müthiş bir noktadayız. Kurumsal altyapıda çok ciddi mesafe kat ettik. Ama işin planlama aşamasında tam anlamıyla fiyasko halindeyiz” dedi.  İnşaat şirketlerinin kentsel dönüşümde 0-15 senelik bir yatırım yatırım sürecinden geçtiğini özetleyen Nuhoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Şu anda yorgunuz. Herkesin elinde 5-6 tane projesi var. Yatırım halindeler, piyasa eskisi gibi canlı da değil. Bankacılık sektörü pek rahat değil. Bunların hepsini topladığımız zaman arz talep dengesini doğru oluşturmamız gerekiyor. Ekonomimiz, altyapımız bu süreci dönüştürmeye uygun değil. Bu anlamda devlete büyük bir görev düşüyor.”

‘Müteahhit bulmakta zorlanıyoruz’

Belediyesi’nin kentsel dönüşüm şirketi GOPAŞ’ın Genel Müdürü Zeyyad Gümüş, ilçedeki kentsel dönüşüm projelerinde toplam 10 bin bina, 30 bin yeni konut yapacaklarını müteahhit bulmakta ise güçlük yaşadıklarını deklare etti. Kentsel dönüşüm projelerine müteahhitlerin yönlendirilmesinin mühim bir gelişme olacağını kaydeden Gümüş, ’nun artık kazanç paylaşım ihalelerinden vazgeçmesi icap ettiğini, bu ihaleleri kentsel dönüşüm odaklı yapmasını doğru bulduklarını açıkladı.

 

İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şence Türk, kentsel dönüşümde en sıkıntılı mevzunun uzlaşma süreci olduğuna dikkat çekerek “Uzlaşma süreci ne yasal olarak, ne de kavramsal olarak tanımlanmamış durumda. Uzlaşmanın ciddi bir teorik altyapısı var. 2/3 çoğunluğu görüyoruz. En son 2/3 konusu devreye girmeli. Ben 2/3 konusunu hakkaniyetli görmüyorum” dedi.

 

‘Kentsel dönüşüm fonu kurulmalı’ 

Dekar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Salih Kuzu, kentsel dönüşüm isminde bir fon kurulması gerektiğine dikkat çekerek”Her şey kendi kaynakları ile oluşturmalı. Şehirdeki tüm kamu arsaların satışı geliri olabilir. ve Konut’un konut geliri olabilir ya da vergilerin bir kısmı buraya aktarabiliriz. Geçici vergisel düzenlemeler bu fona aktarabilir. Alt gelir grubundaki vatandaşlarda bu fondan kredi verilebilir, faizleri ödenebilir” dedi.

ENSPD Kurucu Ortağı Caner Bingöl de kentsel dönüşümde bazı kamu kaynaklarını dönüştürerek kullanmak suretiyle bir fon oluşturması icap ettiğini söylemiş oldu. Bakanlık düzeyinde bununla ilgili üstünde tartışılan bir model bulunduğunu özetleyen Bingöl, “Belediyelerin elinde çok fazla mülk var. Tahvil ihracatı yapacağımıza yurt dışından kaynak bulup bunlara kira ödemek ve bunlarında bir fon havuzunda toplandığı bir modeli uygulamalıyız. Toplanan paralar dönüşüme kaynak olarak aktarılabilir” diye konuştu.

 

‘Sulukule maket şehir oldu’

İNDER Yönetim Kurulu Üyesi Kubilay Salihvatandaş, 2005 senesinde Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Kanunu’nun çıkmış olduğu süre Belediyesi’nde İmar Kurulu Başkanı bulunduğunu belirterek, ilçede 3-4 yenileme alanı duyuru ettiklerini söylemiş oldu. Alanların bir tanesinin Sulukule bulunduğunu belirten Salihvatandaş, “Sulukule, Sulukule olmadı. Sosyal alan değişti. Şu an tam bir maket şehir görünümünde. Yaşatarak kullanacaktık ne yazık ki sadece kullanıyoruz. Tarihi koruyamadık. Diğer alanların projeleri halen daha devam ediyor” dedi.

2017’yi Kentsel Dönüşüm Yılı olarak duyuru eden İNDER (İstanbul İnşaatçılar Derneği), 50. Yıldönümü kapsamında İTÜ ile beraber Kentsel Dönüşüm Çözümleri Konferansı’nı Taşkışla yerleşkesinde gerçekleştirmiş oldu. İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, devlet yöneticileri ve akademisyenlerden yükselen ve giderek artan zelzele ikazlarına dikkat çekerek konferansın açılış konuşmasına başladı.

 

“Kentsel Dönüşüm adı altında kim bilir kaçıncı toplantıyı yapıyoruz, sayısını biz bile unuttuk.

Konunun uzmanı hocalarımız her gün zelzele gerçeklerini hatırlatıyorlar. Sayın Reisicumhurumuz sık sık Kentsel Dönüşüm’ün altını öncelikli olarak çiziyor. Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanımız her konuşmasında ‘’Kentsel Dönüşüm’e öncelik veriyor. STK’lar Kentsel Dönüşüm’de yaşanmış olan sorunları daima 1. Planda ele alıyor” diyen Nazmi Durbakayım, tüm bu uyarılara karşın kentsel dönüşümde istenilen noktaya gelinip gelinmediğinin sorgulanması icap ettiğinin altını çizdi.

 

Başkan Durbakayım, konferansa katılan siyasetçi, STK, akademisyen, arsa sahibi ve müteahhitler tarafınca son gelişmeler ışığında değerlendirme yapılacağını ve çözüm önerilerinin dile getireceğini belirtti.

 

Vakit kalmadı!

Tüm dünyada ve vatanımızda art arda yaşanmış olan depremlerin çekince sinyali bulunduğunu ifade eden Nazmi Durbakayım, “Deprem 70 yıl daha beklemez. Artık vaktimiz kalmadı, telaş etmeden ancak daha hızlı olalım” uyarısında bulunmuş oldu.

 

Kentsel dönüşüm çalışmalarıyla bugüne dek 5 yılda yalnız 550 bin konutun doğrusu yılda 110 bin konutu dönüştürebildiğini hatırlatan Durbakayım, “Hali hazırda yaklaşık 7,5 milyon daha riskli konutun yenilenmesi söz konusu olduğunu var sayarsak, bu hızla bütün riskli yapıların dönüşümü için 60-70 yıla ihtiyaç var. Peki, beklenen deprem bizi bekleyecek mi?” şeklinde konuştu.

 

Fatura kime kesilecek?

Geçmişte yaşananlardan ders alınması icap ettiğini ve tekrarlanmaması için daha katı yaptırımların icap ettiğini ifade eden Başkan Nazmi Durbakayım “Yaklaşan deprem gerçeğine karşı kısa sürede çözüme ulaştırmamız gereken bu kadar riskli bina stoku nasıl oluştu? O günün yönetmeliklerine ve imar mevzuatına uymayarak bu ağır kusurlu binaları inşa edenler ve o binalara uygunluk veren kontrol mekanizmaları hiç mi fatura ödemeyecek?” dedi.

Bir önceki haberimiz olan "Düşük Katlı Binaları Belediyelerimize Tavsiye Ediyoruz" başlıklı haberimizde kentsel dönüşüm hakkında bilgiler verilmektedir.


Yukarı