4. Uluslararası Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Konferansı

4. Uluslararası Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Konferansı

AFAD Deprem Dairesi Başkanı Nurlu:
“2017 yılı sonu itibarıyla ülkemizde deprem risklerinin azaltılmasına yönelik önemli faaliyetler tamamlanmış, belirli bir disiplin altına sokulmuş olacak”
“Deprem tehlike haritasının yenilenmesi ve yeni bina deprem yönetmeliği çalışmalarında da son noktaya geldik”

ESKİŞEHİR (AA) – Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi Başkanı Murat Nurlu, “2017 yılı sonu itibarıyla ülkemizde deprem risklerinin azaltılmasına yönelik önemli faaliyetler tamamlanmış, belirli bir disiplin altına sokulmuş olacak.” dedi.

Nurlu, Anadolu Üniversitesi (AÜ) Yunus Emre Yerleşkesi’ndeki Gençlik Merkezi’nde Türkiye Deprem Mühendisliği Derneği tarafınca bu yıl 4’üncüsü meydana gelen “Uluslararası Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Konferansı”nda, bu etkinliğin Türkiye’de mühim bir misyonu yerine getirdiğini kaydetti.

Türkiye topraklarınnı büyük bir kısmının yüksek zelzele riskiyle karşı karşıya bulunduğunu ifade eden Nurlu, Türkiye’nin, 2009 senesinde AFAD Başkanlığının kurulmasıyla afet yönetiminde değişik bir kurumsal yapıya büründüğünü söylemiş oldu.

AFAD’ın, bu yapıda, bilhassa afet öncesine yönelik risklerin belirlenmesi ve yönetimi mevzularını odak merkezine almayı hedeflediğini,bir oldukca alanda hem koordinasyon hem de siyaset belirlemeye yönelim oldukca geniş bir yelpazede hizmetleri yerine getirdiğini ifade eden Nurlu, şöyleki konuştu:

“Bilimsel çalışmalarla desteklenmiş projelerle Türkiye’de afet yönetimi faaliyetlerini gerçekleştirmek ana hedefimizdir. AFAD tüm birimleriyle yaptığı çalışmalarda ve projelerde kamu, üniversite, sivil toplum ve özel sektör işbirliğinin mümkün olduğunca etkin bir şekilde artırarak, günümüz 21. yüzyıl afet yönetimi prensiplerine uygun bir şekilde ülkemizde afet çalışmalarını şekillendirerek, afetlere karşı dirençli bir toplum oluşturmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. 2017 yılı sonu itibarıyla ülkemizde deprem risklerinin azaltılmasına yönelik önemli faaliyetler tamamlanmış, belirli bir disiplin altına sokulmuş olacak. Son birkaç yıldır ülkemizin gündeminde olan deprem tehlike haritasının yenilenmesi ve yeni bina deprem yönetmeliği çalışmalarında da son noktaya geldik. Bu iki çalışmayı sene sonuna kadar sonuçlandıracağız.”

– “Bilişim sistemlerinin afet yönetiminde kullanım gelişmelerini izliyoruz”

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan da böylesine mühim bir konferansı üniversitede gerçekleştirmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Gündoğan, yer bilimciler ve inşaat mühendislerinin bir araya gelmiş olarak ortak çözümlerin geliştirilmesine olanak elde eden bu tür konferanslardan elde edilecek edinim ve bilgilerin güvenli yerleşim alanlarının seçiminde ve mevcut yerleşim alanlarında ise yapısal ve jeolojik risklerin ortaya konulmasında son aşama yararlı ve mühim olduğuna değindi.

Gündoğan, “Türkiye Ulusal Deprem Yönetmeliğinin bu konferans süresinde tartışılacak olması ve yeni Türkiye deprem tehlike haritalarının konferans kapsamında sunulacak olmasının da bu toplantının önemli çıktılarından olacak” dedi.

Günümüzde bilişim sistemlerinin afet yönetiminde kullanımına yönelik gelişimleri izlediklerini, buna yönelik paylaşımların da konuşma süresinde yapılmasının son aşama mühim bulunduğunu vurgulayan Gündoğan, “Bu tür yeniliklerin kullanıcısı, insan kaynağı olmadığı sürece toplumsal faydaya dönüşmesi mümkün değil. Bu noktada AÜ üzerine düşen görev ve sorumluluğunun bilinciyle gerek örgün gerekse Açıköğretim programları aracılığıyla eğitim öğretim ve araştırma faaliyetlerini aralıksız olarak devam ettiriyor.” ifadelerini kullandı.

– “Deprem korkusu Türkiye’de silahşörü oldu”

Türkiye Deprem Mühendisliği Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu ise depremin sadeci belli bölgelerin değil, Türkiye’nin problemi bulunduğunu altını çizdi. Türkiye’nin depremlerden negatif etkilendiğini özetleyen Sucuoğlu, şunları söylemiş oldu:

“Bir süre daha böyle olmaya devam edecek. Bu riski azaltmanın yolu Türkiye’deki bilim insanlarının doğru kullanılması ve uygulamaya doğru yansıtılmasından geçiyor. Deprem istismara açık bir konu ve deprem tehlikesi insanları korkutmak amacıyla çok kullanılıyor. İnsanlar yanlış yönlendiriliyor. Deprem korkusu Türkiye’de silahşörü olarak kullanılmaya başlandı. Bu konu hepimizi rahatsız ediyor. Yeni teknolojilerin deprem uygulamalarına girmesi gerekiyor. Bu kongre de bu anlamda Türkiye için dönüm noktasıdır. Yeni teknolojilerin tanıtıldığı, çalışıldığı, yapılan çalışmaların sunulduğu bir ortam olacak.”

Bir önceki haberimiz olan “İzmir'in güzellikleri burada kalsın” başlıklı haberimizde , ve Köy hakkında bilgiler verilmektedir.


Yukarı